KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13250 E., 2016/13673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davacı kadın Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı boşanma davası açmış, mahkemece, davacı kadının davasının kabulüne, davalı erkeğin eşini tehdit etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğundan bahisle kadının maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafaka talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenen tehdit vakıasına kadının reddedilen ilk davasında da dayanılmıştır.
Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayanak teşkil eden ve kadın tarafından açılıp delil ibraz edilmemesi nedeniyle reddedilen ve temyiz edilmeyerek kesinleşen ilk davanın açılmasından önceki olaylara dayalı olarak, davalı erkeğe bir kusur yüklenemez.
Toplanan delillerden, fiili ayrılık döneminde davalı erkeğe kusur olarak yüklenebilecek bir olayın varlığı da ispatlanamadığına göre, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayanak teşkil eden ve retle sonuçlanan ilk davayı açan, böylelikle fiili ayrılığa sebep olan davacı kadının, boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece davalı erkeğin kusurlu olduğuna yönelik tespit yerinde değilse de, verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davalı erkeğin boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, boşanma kararının kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK m. 438/son) karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı tam kusurludur. Hal böyle iken, davalı ağır kusurlu kabul edilip davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminat (TMK.m.174/1-2) takdiri doğru olmamıştır. 3- Tam kusurlu eş yararına yoksulluk nafakası verilemeyeceği (TMK m. 175) nazara alınmadan, davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13250, K. 2016/13673, 10 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama