KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13297 E., 2018/2978 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedİlmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
3-Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde boşanma ve tazminat talebinde bulunmuş, birleşen dava dilekçesinde ise kendisi ve ortak çocuk yararına tedbir nafakası talebinde bulunmuştur. Davacı-davalı kadının yoksulluk nafakasına (TMK m.175) ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Hakim talep sonucuyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. (HMK m. 26). Bu haliyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilecek yerde, yazılı şekilde kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı-davacı erkek süresinde sunduğu 07.09.2015 tarihli cevap dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece davalı -davacı erkeğin tazminat (TMK m.174/1-2) talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13297, K. 2018/2978, 5 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama