KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13398 E., 2017/12517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, katılma yoluyla tazminatların miktarları yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi ve kısmen kabul edilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesin gelince;
Boşanma kararı yabancı mahkemece verilmiş, bu karar Türkiye'de tanınmış, tanımaya ilişkin karar 20.07.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Tanıma işlemi, bir yabancı mahkeme ilamının "Kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi" sonucunu doğrurur (5718 sayılı MÖHUK m.58).
Boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme ilamında taraflara ilişkin bir kusur belirlemesi yapılmadığına göre artık Türk Mahkemesi bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücünü kazandığından; davalının kusurlu olduğu sonucuna ulaşılamaz. Bu durumda davalı eşe kusur yüklenemez. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat yükümlüsünün kusurunun varlığı gerekir.
Hal böyleyken davalı erkeğin kusurlu olduğunun kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13398, K. 2017/12517, 9 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama