KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13609 E., 2018/3754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir nafakası ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, tazminatların reddi ve ihtiyati tedbir kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alındığında kadın lehine tedbir nafakası takdir edilmemesinin sonuç itibarıyla doğru olduğunun, boşanma hükmünün temyizin kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinin bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden ortadan kalkacağının anlaşılmasına göre davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre davalı-davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-davalı kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı erkek ağır kusurlu olup, erkeğin bu kusurlu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gerçekleşen kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13609, K. 2018/3754, 22 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama