KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13619 E., 2017/12265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz tirizları yersizdir.
2-Davalı kadının cevap dilekçesindeki maddi sıkıntı içinde olması nedeniyle nafaka talebi olduğu şeklindeki beyanı yoksulluk nafakası talebini kapsar. Toplanan delillerden, davalı kadının sürekli bir işi ve kendisini yoksulluktan kurtaracak düzenli bir gelirinin olmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu olduğuna göre, Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları gerçekleşmiştir. Davalı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken bu konuda karar verilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür (TMK m.182). Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti temyiz edene tevdi edilen 2004 doğumlu ortak çocuk ... yararına iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırıdır.
4-Davalı kadın ikinci cevap dilekçesiyle müşterek arabanın ortak kullanımına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece bu talebi usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Usulüne uygun açılmış dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13619, K. 2017/12265, 6 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama