KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13658 E., 2018/3449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, kısa kararda asıl davanın kabulüne ilişkin bölümde davalının tedbir ve yoksulluk nafakasının reddine, ortak çocuğa 300 TL tedbir nafakasına, 300 TL iştirak nafakasına hükmedildiği halde, gerekçeli kararda asıl davanın kabulüne ilişkin bölümde davalı için aylık 200 TL tedbir nafakası, ortak çocuk için 200 tedbir nafakasına hükmedilmiş, iştirak nafakası ile ilgili hüküm kurulmamış, davalının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında ve yine gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kendisi içerisinde çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (6100 s. HMK m.298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek, yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13658, K. 2018/3449, 15 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama