KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14101 E., 2018/3497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı, ortak çocuk 23.06.1997 doğumlu... yararına nafakaya hükmolunmaması, mal rejiminin tasfiyesinie ilişkin davada tefrik kararı verilmesi ve mal rejiminin tasfiyesi davasında ihtiyati tedbir kararı verilmemesi yönünden; davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının ortak çocuk 23.06.1997 doğumlu...yararına nafakaya hükmolunmaması, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada tefrik kararı verilmesi ve mal rejiminin tasfiyesi davasında ihtiyati tedbir kararı verilmemesine yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının diğer temyiz itirazları ile davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın eşinin kendisine fiziksel şiddet uyguladığı vakıasına dayanmış, bu vakıanın ispatı bakımından da ... 20. sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/57 esas sayılı dosyasını delil olarak bildirmiştir. Mahkemece söz konusu ceza dosyası incelenmeden ve davacı tarafından bildirilen bu delil tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Yasal sebep bulunmadıkça taraflarca sunulan bir delilin hükümde değerlendirilmemesi savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır (HMK m. 27).
O halde; mahkemece, davacı kadın tarafından delil olarak dayanılan ceza mahkemesi dosyası getirtilerek incelenmesi ile tüm delillerin hep birlikte değerlendirilmesi suretiyle gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14101, K. 2018/3497, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama