KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14140 E., 2018/3805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuk ... inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davalı kadın tam kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına hükmedilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı kadının mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı kadın tarafından delil olarak dayanılan bağımsız tedbir nafakası dosyasına göre davacı erkeğin başka kadınla yaşayarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, davalı kadının tam kusurlu kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
3-Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle boşanmaya sebep olan olaylarda erkek ağır kusurlu olup bu kusurlu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Türk Medeni Kanununun 174/1. ve 2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. O halde mahkemece davalı kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmolunması gerekirken, davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
5-Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m.26/1). Davacı erkeğin, bağımsız tedbir nafakasının kaldırılmasına yönelik davası olmadığı halde yazılı şekilde kadın yararına hükmolunan bağımsız tedbir nafakasının kaldırılmasına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14140, K. 2018/3805, 22 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama