KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14498 E., 2018/3552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, velayet, yoksulluk nafakası, manevi tazminatın miktarı ile maddi tazminat talebinin tefriki yönünden, davalı erkek tarafından ise; hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle velayeti babaya verilen ... inceleme tarihi itibarı ile ergin olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece tarafların ortak çocukları 1999 doğumlu ... ve 2001 doğumlu...'un davacı anne yanında bulunduğu gerekçesi ile 03/02/2015 tarihli celse ile anne yararına ayrı ayrı 125 Türk lirası tedbir nafakasına ve tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre ortak çocuk ... davanın devamı sırasında annenin yanından ayrılarak fiilen baba ile yaşamaya başladığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, ortak çocuk ... dava sırasında davacı anne yanında fiilen kaldığı süre belirlenerek bu süreye sınırlı olmak üzere anne yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar kesinleşinceye kadar tedbir nafakası takdiri doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece davacı kadının işten ayrıldığı belirtilerek davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de, davacı kadının işten ayrılma sebebi belirlenmemiştir. Davacı kadının işten ayrılma nedeni araştırılarak, kendi isteğiyle işten ayrılıp ayrılmadığının belirlendikten sonra yoksulluk nafakası istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14498, K. 2018/3552, 19 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama