KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14512 E., 2018/3053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemenin kabul ettiği ve gerçekleşen tarafların kusurlu davranışlarına göre davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden kadının ağır kusurlu kabulü doğru olmamıştır.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m.186/1), geçimine (TMK m.185/3), malların yönetimine (TMK m.223, 242, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (...) almak zorundadır (TMK m.169). O halde, Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 86/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden tedbir nafakası talebi ile ilgili hüküm kurulmaması usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
4-Davalı kadın süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 175. maddesine dayalı yoksulluk nafatası talebi hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14512, K. 2018/3053, 12 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama