KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14558 E., 2018/4641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, davalı kadın tarafından ise, tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; mahkemece erkeğin eşine ve çocuklarına birden çok kez fiziksel şiddet uyguladığı belirtilmiş ise de davalı kadın tanığı ortak çocuk Narin'in beyanında geçen çoçuklara yönelik fiziksel şiddet eylemlerinden sonra evlilik birliğinin devam ettiği, kadın tarafından bu vakıanın affedildiği, en azından hoşgörüyle karşılandığı yine kadına yönelik evliliğin devamında gerçekleştiği iddia edilen fiziksel şiddete yönelik beyanların ise soyut olduğu,
ancak son olayda erkeğin eşine bir kez kafasına vurmak suretiyle fiziksel şiddet uyguladığı, buna karşılık kadının mahkemenin de kabulünde olduğu üzere sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya neden olan olaylarda davalı kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Kadının bu davranışları erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil edecek niteliktedir.
Öyleyse, davacı erkek yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmuş olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı erkek yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14558, K. 2018/4641, 5 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama