KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/1469 E., 2017/8461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi,erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, reddedilen tazminat talepleri ile ortak çocuk lehine hükmedilen nafakanın miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın miktarı, velayet ile ortak çocuk lehine hükmedilen nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilerek her iki tarafın karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı erkek yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşmiş bulunan kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Bu durumda, tarafların boşanma davalarının kabulü sonucu itibariyle doğru olup, tarafların boşanma davalarına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, boşanma hükmünün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiş ve davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir (HUMK m.438/son).
2-Boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple taraflar boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit oranda kusurludur. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğinden davalı-karşı davacı erkeğin, maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/1469, K. 2017/8461, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama