KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14736 E., 2018/4242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
11.01.2011 tarihinde 6099 sayılı Kanunun 3. maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine eklenen 2. fıkraya göre.
"Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." Tebligat Kanunu’nun uygulanmasına dair yönetmeliğin bilinen adreste tebligat başlıklı 16/2. maddesinde "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" denilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre öncelikle bildirilen adrese tebligat çıkarılacak, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde ise tebligat bu kez muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre çıkarılacaktır.
Dosya kapsamına göre; davalı erkeğin temyiz dilekçesinin davacı kadına tebliği için düzenlenen mazbata, .... adresi ibaresi yazılmak sureti ile Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre muhatap adreste tanınmadığından bahisle muhtara tebliğ edilmiş ise de dosya içerisinde bu tebligattan önce davacı kadının tebligata elverişli bilinen son adresinden bila ikmalen iade edilen bir tebligat bulunmamaktadır.
Bu durumda davalı erkeğin temyiz dilekçesinin davacı kadına tebliği usulsüzdür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14736, K. 2018/4242, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama