KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/14745 E., 2018/4239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğe yüklenen sadakat yükümlülüğünü ihlal vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın 31.07.2015 tarihli dava dilekçesinde boşanma, velayet ve nafaka talep etmiş, tazminat talep etmemiştir. Ön inceleme duruşmasından sonra tahkikat aşamasında vekili aracılığıyla sunduğu 15.01.2016 havale tarihli dilekçesi ile de Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesi "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir.
Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez, iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır" hükümlerini düzenlemiştir.
Açıklanan sebeplerle davacı kadının, dilekçelerin karşılık verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra tahkikat aşamasında verdiği 15.01.2016 tarihli dilekçesinde yer alan maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında mahkemece karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken davacı kadın lehine yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/14745, K. 2018/4239, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama