KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/15134 E., 2016/13899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi-Kişisel İlişkinin Kaldırılması
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacının temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Çocuk ile ana ve babası birbirleriyle düzenli şekilde kişisel ilişkiyi elde etmek ve sürdürmek hakkına sahiptirler. Bu tür kişisel ilişki, çocuğun sadece yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya engel olunabilir.
Çocuğun, gözetim olmaksızın ana veya babasından birisiyle kişisel ilişkisinin sürdürülmesi onun yüksek yararına değilse, ana veya babasıyla gözetim altında ya da diğer şekillerde kişisel ilişki kurma imkanı ön görülebilir (Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi m. 4). Şu halde, çocuklarla ana veya babası arasında doğrudan ve gözetimsiz kişisel ilişki asıldır. Çocuğun menfaati gerektiriyorsa gözetim altında kişisel ilişki öngörülebilir.
Dosyada kişisel ilişkinin gözetim altında kurulmasını, çocuğun menfaatinin gerektirdiğine dair bir delil ve sebep bulunmamaktadır. Bu husus nazara alınmadan çocukla babası arasında pedagog ya da psikolog gözetiminde kişisel ilişki tesisi doğru bulunmadığı gibi, kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır. Çocuk 20.01.2011 doğumludur.
Mahkemece tesis edilen kişisel ilişki babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuk bakımından da baba sevgisini tatmaya elverişli değildir. O halde baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin daha uygun süreli ve gözetimsiz olarak düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
.../..
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/15134, K. 2016/13899, 20 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama