KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/15278 E., 2018/4497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası talebi ile manevi tazminatın ve iştirak nafakasının miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, reddedilen kendi manevi tazminat talebi ile velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece davalı -karşı davacı erkeğin, kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davacı-karşı davalı kadına yüklenen eşiyle cinsel ilişkiye girmekten kaçındığı vakıasının ispatlanamadığı, bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, dosya kapsamından kadına yüklenebilecek başka bir kusurlu davranışın da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenen eşine karşı fiziksel şiddet uygulama ve kadını tehdit etme vakıaları da ispatlanamadığından erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, buna karşılık mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen erkeğin diğer kusurlu davranışlarının yanında ayrıca "eşinin hastalığı ile ilgilenmediği" dosya kapsamından sabittir.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkek tam kusurlu olup karşı davasının reddi gerekirken yanılgılı gerekçe ile karşı davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de bu yön temyizin kapsamı dışında bırakılmakla bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açaıı olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığının anlaşılmasına nazaran davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 58. Maddesi nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/15278, K. 2018/4497, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama