KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/1543 E., 2017/6886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Akrabalık veya başka yakınlık, tanık beyanını değerden düşürecek bir neden değildir. Aksine ciddi bir delil bulunmadıkça aslolan tanığın doğru söylediğidir.
Oysa mahkemece yakın akraba olduğu belirtilerek davacı tanığı sıfatıyla dinlenen ortak çocuğun beyanlarına itibar edilmeyerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden bahsedilen tanığın beyanlarını değerden düşürecek maddi bir olayın varlığı iddia ve ispat edilememiş olap aslolan tanığın doğruyu söylemiş olmasıdır. (HMK m.255). Dosyada davacı kadın tanığı ortak çocuğun olmamışı olmuş gibi ifade ettiğini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur.
O halde; toplanan deliller ve tanık olarak dinlenen ortak çocuğun beyanlarından davalı erkeğin daha önce reddedilen boşanma davasının devam ettiği sırada kısa süreliğine eşiyle bir araya geldiği, bu zaman diliminde eşine fiziki şiddet uyguladığı, hakaret ettiği ve tarafların bunun üzerine yeniden ayrıldıkları anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davanın kabulü ile boşanmaya (TMK m.166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/1543, K. 2017/6886, 6 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama