KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/15519 E., 2016/15566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Boşanma-Nafaka
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından katılma yolu ile, zina sebebine dayalı boşanma kararı verilmemesi yönünden, davalı-davacı kadın tarafından, tamamı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 10.05.2016 günü duruşma için temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı erkek tarafından zina, (TMK m. 161), aksi halde evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebebine dayalı olarak terditli boşanma davası açılmış, davalı-davacı kadının bağımsız tedbir nafakası davası işbu boşanma davası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesi davalı-davacı kadına ilk duruşmada tebliğ edilmiş, davalı-davacı kadın tarafından yasal süresi içinde verilen cevap dilekçesi ön inceleme duruşmasında okunmuş ve fakat davacı-davalı erkeğe, davalı-davacı kadının cevap dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
Cevap dilekçesi davacıya tebliğ edilir ve davacı tarafından cevap dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde cevaba cevap dilekçesi; davalı da davacının cevabının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir (HMK m. L36/l). Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır (HMK m. 137/1).
Açıklanan sebeplerle dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmadan ön incelemeye geçilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
.../...
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/15519, K. 2016/15566, 5 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama