KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16016 E., 2018/5197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı, yoksulluk nafakası ve ziynetlerin kabulü yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü ile lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı erkeğin, ziynet alacağına ilişkin temyiz itirazlarınin incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, ziynet alacağına yönelik temyiz itirazı yersizdir.
2-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119/1-e ve f maddesi uyarınca davacı, davanın dayanağı olan bütün vakıaları ve bunlara ilişkin delillerini sıra numarası, altında ve açık özetleriyle birlikte dava dilekçesine yazmalıdır. Usulüne uygun şekilde bildirilmiş olan vakıaları (HMK m.141) davanın sınırını çizmekte ve mahkemece ancak, bu vakıalar hakkında inceleme ve değerlendirme yapılabilmektedir.
Mahkemece kadına kusur olarak yüklenen erkeğin annesine bakmama vakıasına erkeğin dayanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece erkek tarafından dayanılmayan vc çekişmeli olarak belirlenmeyen (HMK m. 137,140/3,187) vakıa esas alınarak karar verilemeyeceği gibi, dayanılmayan vakıanın tanık beyanında geçtiğinden bahisle davalı-karşı davacı kadına kusur yüklenemez.
Gerçekleşen duruma göre, davacı-karşı davalı erkek, davalı-karşı davacı kadının boşanmayı gerektiren kusurlu bir davranışını ispat edememiştir. O halde erkeğin açtiğı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmcsi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16016, K. 2018/5197, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama