KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16132 E., 2018/4734 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Nafaka
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 363/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Dosyadaki belgelerden davalı-karşı davacının temyiz dilekçesindeki adli yardım talebinin açıkça dayanaktan yoksun bulunmadığı ve şartları oluştuğundan kabulü ile "temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muafiyete" münhasır olmak üzere adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilip, temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2- Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
Mahkemece; kısa kararda velayetleri anneye verilen ortak çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki kurulması yönünde karar verilmemişken, gerekçeli kararda ortak çocuklarla baba arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.
Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m.298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur.
O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16132, K. 2018/4734, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama