KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/1619 E., 2017/7104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğe yüklenen alkol alma ve tehdit etme vakıalarının ispatlanamadığı ve fakat eşine hakeret eden davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur.
Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Toplanan delillerden davalı erkeğin de yoksul olduğu, engelli maaşı aldığı anlaşılmaktadır. Kendi yoksul olan kişi yoksulluk nafakası ile yükümlü tutulamaz. Açıklanan sebeple koşulları oluşmadığı halde davacı kadın lehine yoksulluk nafakası takdiri doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/1619, K. 2017/7104, 8 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama