KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16202 E., 2018/4725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayet ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, yoksulluk ve iştirak nafakalarının miktarı ile reddedilen maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı-karşı davalı erkek ile davalı-karşı davacı kadının açtığı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda; her iki davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmiş ve boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurlu bulunmuştur.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre mahkemece kabul edilen kusurlu davranışlarından sonra, tarafların biraraya gelerek evlilik birliğini devam ettirdikleri, kusurlu davranışlarını affettikleri, en azından hoşgörü ile karşıladıkları anlaşılmaktadır. Tarafların biraraya gelmesinden sonra ise tarafların boşanmayı gerektirir herhangi bir kusurlu davranışı kanıtlanamamıştır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine göre boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu bulunması gerekir. Bu durumda tarafların kusuru kamtlanamadığından, davacı-karşı davalı erkek ile davalı-karşı davacı kadının açtığı boşanma davalarının reddine karar verilmesi gerekirken kabule karar verilmesi doğru değil ise de; boşanma hususu temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle “boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağının (TMK m.175) anlaşılmasına göre” temyiz edilen hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16202, K. 2018/4725, 9 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama