KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16278 E., 2018/5286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; tamamı yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, manevi tazminatın reddi, maddi tazminat ve nafakaların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı erkeğin eşinin hastalığıyla da ilgilenmediği tedavi sürecinde eşini yalnız bıraktığı, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlar da dikkate alındığında davacı-davalı erkeğin tamamen kusurlu bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden erkeğin ayrıca eşinin hastalığı ile ilgilenmediği ,tedavi sürecinde eşini yalnız bıraktığı anlaşılmaktadır. Erkekten kaynaklanan bu eylemler kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden kadın lehine uygun miktarda manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16278, K. 2018/5286, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama