KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16526 E., 2018/5328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kabul edilen kadının davası, kusur belirlemesi, reddedilen nafaka ve tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kabul edilen erkeğin davası, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında ‘‘eşini özel hayatında istemediğini söylediği ve cinsel anlamda da birlikte olmak istemediğini” söylediği anlaşılmaktadır. Gerçeklesen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmamıştır.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-karşı davalı erkek ağır kusurludur ve bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına TMK m. l74/l-2 koşulları oluşmuştur. Hal böyle iken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteklerinin reddedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16526, K. 2018/5328, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama