KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16619 E., 2018/6885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; davanın reddi yönünden, davalı kadın tarafından ise; tedbir nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29/05/2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının tedbir (TMK m.169) nafakasının miktarına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Öyleyse yapılan yargılama ve toplanan delillerle; mahkemece davacı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar yanında davalının evlilik birliğinden doğan yükümlüklerini ihmal ettiği, eşiyle birlikte yaşamaktan kaçındığı ve erkeğe sen yaşlısın, bunamışsın dediği anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK m.166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16619, K. 2018/6885, 29 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama