KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16626 E., 2018/5113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat miktarları, yoksulluk ve iştirak nafakası miktarları yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, aleyhine hükmolunan tazminatlar ve yoksulluk nafakası ile velayet ve şahsi ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece kadına kusur olarak yüklenen eşine fiziksel şiddet uyguladığı vakasına davalı-davacı erkek tarafından dayanılmadığından kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, davalı-davacı erkeğe yüklenen sadakatsizlik vakıasına ilişkin davranışlarının güven sarsıcı nitelikte bulunduğu, ayrıca davacı-davalı kadına kusur olarak yüklenen vakalar yanında, kadının medyumlara giderek gereksiz harcamalar yaptığı, bu durumda tarafların mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre, erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı erkeğin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı- davalı kadının kasiyer olarak çalıştığı ve asgari ücret düzeyinde gelirinin mevcut olduğu, sosyal güvencesinin de bulunduğu, davalı-davacı erkeğin ise bir mağazada muhasebeci olarak çalıştığı tespit edilmiştir. Bu duruma göre, tarafların tespit edilen gelirleri birbirine denktir. Erkeğin mali gücü de gözetildiğinde asgari yaşam gereksinimlerini karşılamaya yeter miktarda geliri bulunan kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Velayeti anneye bırakılan 11.12.2000 doğumlu ortak çocuk ...ve 26.07.2007 doğumlu ... ile davalı baba arasında kurulacak kişisel ilişki sırasında sosyal hizmet uzmanı veya pedagog bulundurulmasına karar verilmiştir. Koşulları oluşmadığı halde refakatçi gözetiminde kişisel ilişki, çocuk ile velayet kendisinde olmayan baba arasındaki bağların güçlendirilmesi amacına aykırı düşeceğinden yazılı şekilde kişisel ilişki kurulması uygun görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16626, K. 2018/5113, 16 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama