KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16673 E., 2018/5559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; velayet düzenlemesi ve nafaka talebinin reddi yönünden, davalı kadın tarafından ise; hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı erkek 24.07.2014 tarihinde zina ve evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebeplerine dayanarak boşanmaya karar verilmesini talep etmiş, mahkemece taraflar arasındaki evlilik birliğinin 09.09.2014 tarihinde kesinleşen boşanma ilamına göre sona erdiğinden bahisle davacının talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin nafaka ve velayet taleplerinin reddine ve tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı kadının temyizine konu davadan önce 04.04.2011 tarihinde boşanma davası açtığı, erkeğin de bu davaya karşı dava açtığı, mahkemece her iki davanın da kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verildiği, tarafların karşılıklı birlik görevlerini yerine getirmediği, erkeğin eve geç geldiği, güven sarsıcı davranışlarının olduğu, bu nedenle erkeğin daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek kadın lehine maddi-manevi tazminata hükmedildiği ve kararın 09.09.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı erkek TMK m.161 ve 166/1 gereği boşanma, velayet, nafaka ve tazminat talebinde bulunmuştur. Boşanma ve fer'ilerine yönelik hususlarla birlikte kusur da kesinleşmiş olup maddi-manevi tazminata ilişkin karar da kesinleşmiştir. Bu taleplerin konusu kalmamıştır. Boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkek ağır kusurludur.
Erkek tarafından açılan bu davada yeniden kusur değerlendirmesi yapılarak erkek yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16673, K. 2018/5559, 25 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama