KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/16854 E., 2018/5574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından; her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenen kadının işinden olmasına sebep olma vakıasının dava tarihinden sonra gerçekleştiği, tehdit eylemine ise kadın tarafından süresinden sonra verilen cevaba cevap dilekçesi ile dayanıldığından iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu, bu durumda sözkonusu bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer vakıalara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de davalı-davacı erkeğin tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m. 141/1).
Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde yoksulluk nafakası ve maddi-manevi tazminat talepleri yönünden bir beyanda bulunmamış, süresinden sonra verdiği 30.01.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesiyle yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talep etmiş, davalı-davacı tarafın ise bu taleplere açık muvafakati olmamıştır. İşbu talepler iddianın ve savunmanın genişletilmesi niteliğindedir.
Davacı- davalı kadın tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. O halde, davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) ile yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talepleri hakkında "karar verilmesine yer olmadığına” karar verilecek yerde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16854, K. 2018/5574, 25 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama