KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/17160 E., 2018/6120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri ve bu nedenle eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin eşine hakaret ettiğine ilişkin kusurunun ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı kadın tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı kadın tamamen kusurludur. Tamamen kusurlu eşin açtığı boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır. Ancak boşanma hükmü temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamış ve yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Davalı erkeğin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadın tamamen kusurludur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m.175). O halde boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olan davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17160, K. 2018/6120, 14 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama