KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/17365 E., 2017/6342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 25.02.2016 gün ve 1446-3565 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Mahkemece davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddine, davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmiş, hükmün her iki tarafça temyizi üzerine temyiz incelemesi duruşmalı olarak görülmüş, Dairemizce erkeğin kendi davasına yönelik temyiz isteminin reddi ile hükmün erkeğin davasına yönelik bölümünün onanmasına, kadının da boşanma davasının reddi gerektiğinden ve kadının birleşen ziynet davası hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmadığından bahisle bozulmasına karar verilmiş ise de;
ilk inceleme sırasında davacı-davalı kadının babasının ve erkek kardeşinin hakaretlerine sessiz kalmasına ve ailesinin etkisinde kalarak evine dönmeyerek birlikte yaşamaktan kaçınmasına rağmen erkeğin davasının reddine dair hükmün onanmasına karar verilmiş, kadının davasının reddi yönünden de erkeğin kadının davasına yönelik temyiz itirazlarında haklı kabul edildiği dikkate alınmaksızın temyiz duruşmasına da katılan davalı-davacı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olduğu görülmekle;
davalı-davacı erkeğin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.02.2016 gün ve 2016/1446 esas, 2016/3565 karar sayılı kısmen onama ve kısmen bozma kararının 1. bendinin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı karşı davacı erkeğin kendisi tarafından açılan karşı boşanma davasına yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılama ve toplanan delillerle; davacı -karşı davalı kadının, babasının ve erkek kardeşinin hakaretlerine sessiz kaldığı ve ailesinin etkisinde kalarak evine dönmeyerek birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı karşı davacı erkek dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK m. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davalı -karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddi doğru bulunmamıştır.
3- Davalı- karşı davacı erkeğin duruşmalı temyiz incelemesi sonucunda hükmün kısmen lehine bozulması sebebiyle ilamda vekalet ücreti takdir edilmemesine yönelik karar düzeltme isteğinin incelenmesine gelince;
Mahkemece verilen ilk hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından duruşmalı olmak üzere temyiz edilmiş ve hüküm ilamda yazılı sebeplerle kısmen davalı- karşı davacı erkek lehine bozulmuştur. Davalı-karşı davacı taraf vekili duruşmaya katıldığına ve temyiz talebi kabul edilerek lehine bozma kararı verildiğine göre bozma ilamında davalı- karşı davacı taraf lehine vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulmaması doğru olmamış, bu nedenle de karar düzeltme isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir
29.05.2017(Pzt.)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17365, K. 2017/6342, 29 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama