KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/17486 E., 2018/5658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından lehine hükmolunan tazminat ve nafaka miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan tazminat ve nafakalar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Taraflarm tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri paranın alım gücü kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3- Mahkemece davacı-karşı davalı kadının yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın lehine 350 TL yoksulluk nafakası hükmedilmişse de dosya içinde bulunan ekonomik ve sosyal durum araştırmasından davacı-karşı davalı kadının işçi olarak çalıştığı ve asgari ücret elde ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı kadının çalışmasının sürekli olup olmadığı, gelirinin düzenli ve yeterli olup olmadığı, işten ayrılmış ise kendi isteği ile işten ayrılıp ayrılmadığı ve ayrılış nedeni araştırılarak yoksulluk nafakası (TMK m. 175) istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17486, K. 2018/5658, 25 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama