KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/17659 E., 2018/7472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yoksulluk nafakasının reddine karar verildiği halde hükümde iştirak olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden, davacı kadının güven sarsıcı davranış içerisine girdiği davalı erkeğin de mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında ayrıca eşine hakaret ettiği, birlik görevlerini yerine getirmediği, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Yanılgılı değerlendirme ile tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı kadın lehine takdir edilen tedbir nafakasının (TMK m.169) karar tarihi itibariyle kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadın daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
5-Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarını zedelediği gibi, boşanmakla kadın eşinin maddi desteğini yitirmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2 koşulları kadın yararına oluşmuştur. O halde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gerçekleşen kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek davacı kadın lehine ugun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17659, K. 2018/7472, 7 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama