KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/17895 E., 2017/6166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; düzeltilecek şekilde onanmasına dair Dairemizin 30.03.2016 gün ve 5765 - 6369 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere, özellikle Dairemizin 30.03.2016 tarih, 2016/5765 esas, 6369 karar sayılı ilamında sehven taraf sıfatlarının karıştırıldığı, onama ilamında esasen davalı-karşı davacı babanın tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bu yanlışlığın maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı tarafından açılan iştirak nafakasının arttırılmasına yönelik davaya karşı, davalı-karşı davacı tarafından velayetin değiştirilmesi, aksi halde kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davası açılmış, mahkemece kurulan kişisel ilişki davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 30.03.2016 tarih, 2016/5765 esas, 6369 karar sayılı ilamı ile kişisel ilişkinin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3. ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.
Velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuklar arasındaki kişisel ilişkinin düzenlenmesi hususu çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Ortak çocuğun uzman raporunda yer alan beyanları da dikkate alınarak, idrak çağında bulunan ortak çocuğun baba ile kişisel ilişki konusunda görüşlerine başvurulmadan, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki düzenlemesi usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
Ne var ki, ilk incelemede bu yön nazara alınmadan kararın kişisel ilişki yönünden düzeltilerek onandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı-karşı davalının kişisel ilişkiye yönelik karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 30.03.2016 tarih, 2016/5765 esas, 6369 karar sayılı onama kararının, kişisel ilişki yönünden kaldırılarak hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/17895, K. 2017/6166, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama