KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/18195 E., 2018/6359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından, tazminatların ve iştirak nafakasının miktarı, yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuk ... 09.01.2000 doğumlu olup temyiz inceleme tarihinde ergin olduğunun anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Mahkemece davalı karşı davacı kadının çalıştığı, gelirinin bulunduğu gerekçesi ile yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında davalı-karşı davacı kadının asgari ücret seviyesinde gelirinin bulunduğu, herhangi bir malvarlığının olmadığı belirtilmiştir. Asgari ücret seviyesindeki gelir, kişiyi yoksulluktan kurtarmaz (HGK 24.12.2014 gün 2013/2-1364 E - 2014/1082 K). Mahkemece davalı karşı davacı kadın lehine Türk Medeni Kanununun 175. maddesi gereği uygun bir miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre 31.07.2004 doğumlu Mehmet'in ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/18195, K. 2018/6359, 17 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama