KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/18498 E., 2018/6864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, 22.07.2016 tarihli ek karar, kusur belirlemesi, maddi tazminat, yoksulluk ve iştirak nafakası miktarları ile reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1 -Davalı-davacı erkeğin temyiz dilekçesinin davacı-davalı kadın vekiline 23.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı-davalı kadının 10 günlük temyize cevap süresi dahilinde katılma yoluyla temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, 22.07.2016 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararın bozularak kaldırılmasına, davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı-davacı erkeğin, mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları yanında ayrıca eşine sürekli olarak fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Davalı-davacı erkeğin eşine sürekli fiziksel şiddet uygulaması aynı zamanda davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kadının manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
c-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
d-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/18498, K. 2018/6864, 29 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama