KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/18532 E., 2017/1150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m.10/1). Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır (Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği m.16/1).
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. (Teb. K. m.10/2. Yönetmelik m.16/2). Yargıtay bozma ilamı davalıya mernis adresi olan ... mah. ... cad. No:... D ... No:4 .../... adresine Tebligat Kanununun 21/2 maddesine göre yapılmıştır.
Bozmadan önce ve yargılama boyunca mernis adresi olan .... Mah. ... cad. No:18 ... No:2 .../... adresine Tebligat Kanununun 21/2 maddesine göre usulüne uygun yapılmış ve davalının eline ulaşmıştır. Davalının dosya kapsamında bilinen en son adresi mevcuttur. Yargıtay bozma ilamının yapıldığı tebligat usulsüz olup, davalının eline ulaşmamış ve davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır.
Mahkemece davalıya usulüne uygun şekilde Yargıtay bozma ilamının tebliği ve bozmaya diyeceklerinin sorulmasından sonra karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi davalının hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/18532, K. 2017/1150, 7 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama