KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/18545 E., 2018/6993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminatın reddi, nafakaların miktarı ve maddi tazminatın miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirmesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; davacı-karşı davalı kadının eşinin ailesini evde istemediği, eşine bağırdığı, asabi davranışlar gösterdiği, hakaret ettiği, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, davalı-karşı davacı erkeğin ise; sürekli ailesinin yanına gittiği, eşini ailesine karşı koruyamadığı, "Ailemin dediklerini yapmazsan boşanırım" dediği, eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi tazminata karar verilemez. Kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1 maddesi şartları oluşmamıştır. O halde davacı- karşı davalı kadının maddi tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/18545, K. 2018/6993, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama