KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/18550 E., 2018/6591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, 21.06.2016 tarihli ek karar ve 20.04.2016 tarihli asıl kararda nafakaların reddi, tazminatların miktarı ve velayet yönünden, davalı kadın tarafından ise; boşanma davasının kabulü, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının 21.06.2016 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkek ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı erkeğe yüklenen fiziksel şiddet vakıası dava tarihinden sonra gerçekleşmiştir. Dava tarihinden sonra meydana gelen vakıalar taraflara kusur olarak yüklenemez. Ne var ki; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı kadının eşini ihmal edecek şekilde telefonla meşgul olduğu, bu sebeple çıkan dedikodular sebebiyle erkeğin eşine güveninin kalmadığı ve tarafların cinsel ilişkiden kaçındıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
c)Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadın ağır kusurludur. Ağır kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Hal böyleyken davalı erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesi neticesinde davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/18550, K. 2018/6591, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama