KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/18832 E., 2016/15011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından her iki dava yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadın yararına hükmolunan tedbir nafakası, tazminatların reddi ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davacı-davalı kadının kendi boşanma davasına yönelik olarak temyizine hasren yapılan incelenmesinde:
Türk Borçlar Kanununun 74. maddesi gereğince, ceza mahkemelerinin beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz. Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı-davacı erkeğin eşine süre gelen fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmakladır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı kadın da dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.
2- Davalı-davacı erkeğin kadının ziynet davasına yönelik olarak hasren yapılan temyiz incelemesinde:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği, aynı Kanunun 298. maddesinin (2.) fıkrasında ise; gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre: dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun olarak düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakların infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.
Bu yön gözetilmeden hüküm altına alınan ziynet eşyalarının adet, cins ve değerleri tek tek belirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/18832, K. 2016/15011, 21 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama