KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/18853 E., 2018/7982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi, lehine hükmolunan maddi tazminat ve nafakaların miktarı ile ziynet eşyası alacağı yönünden, davalı erkek tarafından ise; tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25/06/2018 günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davacı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın yararına yoksulluk nafakasına (TMK m.175) hükmolunmuş ise de; toplanan delillerden, davacı kadının da davalı erkek gibi ziraat mühendisi olduğu, sigorta işleri yapan bir işyerinin sahibi ve işletmecisi konumunda bulunduğu ve 600 m2 arsaya sahip olduğu, sürekli ve yeterli gelir elde etme imkânının bulunduğu, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları kadın yararına oluşmamıştır. Kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre velayetleri davacı anneye bırakılan ortak çocuklar 2002 doğumlu ...men ile 2006 doğumlu ... yararına hükmolunan iştirak nafakaları azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/18853, K. 2018/7982, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama