KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/18856 E., 2018/6458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Tedbir Nafakası
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davacı-davalı erkeğe kusur olarak yüklenen "Sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği" vakıasına, cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığından, usulüne uygun şekilde ve süresinde dayanılmayan bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın, yasal süre geçtikten sonra 07/11/2014 tarihinde sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. "İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi" başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 141. maddesi "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri de serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.
Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." şeklindedir.
Bu durumda: davalı-davacı kadın tarafından yasal süre geçtikten sonra sunulan cevap dilekçesiyle talep edilen tazminat ve nafaka talebi talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir.
O halde; davalı-davacı kadının yasal süresi içerisinde talep etmediği maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası istemleri ile ilgili davacı-davalı erkeğin açık rızası bulunmadığına ve ıslah da söz konusu olmadığına göre davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, isteğin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/18856, K. 2018/6458, 21 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama