KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/19845 E., 2018/7270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
Yönetmeliğin 16. maddesinde, “Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü içermektedir. Doğrudan davalı erkeğin mernis adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesinin tebliği usulsüzdür.
Ayrıca davalı erkeğe tebligat yapılan adres, aynı zamanda davacı kadının da oturduğı adrestir. Davacı kadın, davada hasım konumunda olduğundan, davalı erkeğe aynı zamanda davacının oturduğu adreste yapılan tebligatlar, Tebligat Kanununun 39. maddesine göre usulsüzdür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/19845, K. 2018/7270, 5 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama