KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/20495 E., 2017/1328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, tazminat talepleri konusunda bir karar verilmemesi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-karşı davalı erkeğin temyizinin incelenmesinde;
Mahkemece davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıya fiziksel şiddet uyguladığı, davalı-karşı davacının da, eşinin ailesini evine kabul etmediği, eşine karşı saygısız davrandığı, eşine yeterince zaman ayırmadığı, gerçekleşen duruma göre de davacı-karşı davalının boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu ise de, evlilik birliğinin devam etmesinde taraflar yönünden fayda kalmadığı gerekçesiyle, davacı-karşı davalının boşanma talebinin kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, tahkikat aşamasında davalı-karşı davacı kadının davasından vazgeçtiği ve feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Feragat nedeniyle davacı-karşı davalı erkekten kaynaklanan kusurlu davranışlar affedilmiş olup, bu haliyle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadın tam kusurlu hale gelmiştir.
O halde erkeğe kusur yüklenemeyeceği sabit iken yanılgılı değerlendirme ile erkeğinde kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Davalı-karşı davacı kadının temyizinin incelenmesinde; a)Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. b)Davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususlarda hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/20495, K. 2017/1328, 13 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama