KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/20561 E., 2018/9194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı ile kişisel ilişki süresi yönünden; davalı ...... tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar, çocuk lehine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile aile konutu şerhi davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuğun inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı kadının; ...... adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmasına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir (TMK m. 194). Dava konusu taşınmazın aile konutu olma özelliği taraflar arasındaki evliliğin devamı süresince hüküm ifade eder. Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmasına ilişkin verilen kararda hükmün boşanmaya ilişkin bölümü, davalı ...... tarafından temyiz edilmemekle kesinleşmiş ve taraflar arasındaki evlilik birliği boşanma ile sona ermiştir. Hal böyle olunca aile konutu şerhi konulmasına ilişkin bu karar kesinleşmeden taraflar arasındaki evlilik birliği sona erdiğine göre, aile konutu şerhi konulmasına ilişkin davanın konusu kalmamıştır. Hükmün bu bölümünün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/20561, K. 2018/9194, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama