KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/20726 E., 2018/8226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı erkek vekiline gerekçeli kararın, aynı adreste katibi imzasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Vekil adına işçisine yapılan bu tebligatta, tebliğ memuru tarafından, tebligatın yapılması gereken avukatın, tevziat sırasında belirtilen adreste olup olmadığı başka bir anlatımla, tebliğ memuru tarafından, muhatabın adreste bulunup bulunmadığının araştırılıp tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda tebliğ işlemi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi ve Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine uygun olarak yapılmadığından usulsüzdür. (HGK'nun 30.01.2013 Tarih, 2012/6-644 esas - 2013/164 karar sayılı ilamı).
Davacı kadının temyiz başvuru dilekçesi davalı erkek vekiline tebliğine ilişkin mazbatada tebligatın "Avukat ... " imzasına yapıldığı yazılıdır. Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur veya müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır (Teb.
K. m. 17). Davalı vekiline çıkartılan tebligatın işyerinde başka bir avukata yapılması, tebligatın muhatabı olan avukatın belirlenen adreste olup olmadığının ve tebligatın niçin kendine yapılmadığının tebliğ evrakında belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda tebliğ işlemi usule aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/20726, K. 2018/8226, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama