KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/20759 E., 2018/8130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve ziynet alacağının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6).
Davacı kadın 30.09.2014 tarihli dava dilekçesinde, ziynetlerinin davalının evinde olduğunu belirtmiş, 01.12.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinde ise altınların önce davalı erkeğin ailesinin evinde kasada saklandığını, akabinde müşterek eve getirildiğini, evden eşya almaya gittiğinde erkeğin altınları bankaya yatırdığını dile getirdiğini belirterek ziynet eşyalarının iadesini talep etmiştir.
Davalı erkek ise altınların hiçbir şekilde müşterek konuta getirilmediğini, düğünden sonra kadının annesinin yanında kaldığını ileri sürmüştür. Davacı kadın, dava konusu ziynet eşyalarının eşinde kaldığını ispat yükü altındadır. Somut olayda kadın, dava konusu ziynet eşyasının erkekte kaldığını ve iade edilmediğini gösterdiği delillerle ispat edememiştir.
Davacı kadın delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığına göre, ispatlanamayan ziynet alacağı talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/20759, K. 2018/8130, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama