KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/21341 E., 2018/8950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-c maddesinde de gerekçeli kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddeye göre, mahkeme kararları tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamalıdır.
Yerel Mahkeme kararında, “ Tarafların evlendikleri tarihten itibaren sebebi tam olarak anlaşılamayan nedenlerden dolayı sık sık tartışma yaşadıkları ve bu tartışmalar nedeniyle eşler arasında karşılıklı ...... ve saygının azalarak evlilik birliğinin devamının sağlanmayacağı boyuta geldiği ve ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiği hususu kesin ve net şekilde ispat edilemediğinden mevcut durumdan eşlerin eşit kusurlu oldukları" belirtilerek,
Türk Medeni Kanununun 166/l-2. maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş, boşanma davasının kabulüne dayanak "vakıalar" ve taraflara yüklenen kusurlar ayrı ayrı gerekçede gösterilmemiştir. Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur.
Bu nedenle, gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/21341, K. 2018/8950, 11 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama