KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/21465 E., 2018/8835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
:... DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece kısa kararda; " davacının nafaka talebinin reddine " karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında; " davacının nafaka arttırma talebinin reddine " şeklinde karar verildiği, yine mahkemece kısa kararda davacı lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmediği halde gerekçeli karar hüküm fıkrasında ".....i Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/183 esas, 2011/414 karar sayılı ilamı ile davacı lehine hükmedilen aylık 150,00 TL nafakanın boşanma kararı kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak devamına, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " şeklinde karar verildiği görülmüş olup, bu yönlerden kısa karar ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/21465, K. 2018/8835, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama