KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/21579 E., 2018/9499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, her iki boşanma davası ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir (HMK m. 122). Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ya da davalının cevap vermemesi halinde mahkemece ön inceleme duruşma günü belirlenir ve taraflar ön inceleme duruşmasına davet edilir (HMK m. 139).
Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (HMK m. 137).
Bir başka deyişle dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilmeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, mahkemece dava dilekçesi davalıya mernis adresinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesine karşın, ön inceleme duruşması yapılmaksızın tahkikat aşamasına geçildiği, tahkikat aşamasında da usule aykırı şekilde ön inceleme duruşma günü adı altında davalıya yeni duruşma gününün ilanen tebliğ edildiği ve davalının yokluğunda yargılamanın sonlandırıldığı görülmüştür.
Bu hususlar davalının savunma hakkını kısıtlayan ve adil yargılanma hakkını etkileyen önemli usul hatalarıdır.
O halde, mahkemece yapılacak iş usule uygun şekilde ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir.
Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yargılama yapılıp karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/21579, K. 2018/9499, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama