KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/22252 E., 2018/9781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tazminat miktarları, iştirak nafakası ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya neden olan olaylarda, davacı-davalı erkeğin, davalı- davacı kadına göre daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına hükmedilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; mahkemece davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenen eşinin ailesi ile görüşmeme vakıasına davacı-davalı erkeğin dava dilekçesinde dayanmadığı, dayanılmayan bir vakıanın davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği ancak davalı-davacı kadının iş yerindeki Alparslan adlı kişiyle sıkça telefonda görüştükleri böylece davalı-davacı kadının güven sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden davacı-davalı erkeğin daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan vakıalarda taraflar eşit kusurludurlar. Eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. O halde davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddine karar vermek gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/22252, K. 2018/9781, 24 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama